21 Şub 2012

Cine 5 ve gözümüzü kör ettiğimiz şifreli yayınları

    İnternet yok! Düşünün siz o zamanların halini. Pornografik veya erotik herhangi bir şey bulmak samanlıkta iğne aramak gibi zor. Hadi bulmayı geç buldun mu saklamak daha zor. Elimizdeki seçenekler ise; Bulvar gazetesi, dvd pornografik Türk filmler, tan gazetesi, erotik karikatür dergileri ve büyük ağabeylere aldırabilirsek eğer pent house yada playboy. İşte 90'larda erotik olgulara alışmak bu kadar zordu.

     En kolayı bakkalarda da satılan Bulvar gazetesiydi. İçinde erotik fotoğraflar ve "Vurdu vurdu gölü atamadı" "Bütün gece boru döşediler" "Vites topuzunu alamadı" gibi saçma haberler, yalandan fantazi hikayeler olurdu. Ucuzdu her istediğimizde buluyor ya da çalıyorduk. Evet bazen bütün paramızı meybuz'a verdiğimiz için alamıyorduk, biz de çalıyorduk gazeteyi. O gazete dört beş kişinin elinde gezer durur sonra yırtılmış halde bir yerlere atılırdı. Keza Tan gazetesi de bu klasmanda Bulvar gazetesi ile omuz omuza gidiyordu.

     Durumu biraz daha iyi olan arkadaşlarımızın evinde dvd oynatıcılar vardı. Böyle büyük kocaman kasalı. İşte o arkadaşlarımızın ağabeyleri sağ olsun kasetler bulurlardı. Biz de bazen gizli gizli toplanır izlerdik. Bildiğin porno ayini gibi bir şey hani. 90'ların sonlarına doğru bir kaç arkadaşın evinde vcd vardı. Ve ilk cd olayını o zamanlar gördük. Üzeri boş cd'lerin içinde saklı erotik filmler. Gerçi o cd'ler de elden ele dolaşa dolaşa piç oluyordu. Ya çiziliyor ya üzerindeki jelatin soyuluyor ya da kırılıyordu. En korktuğumuz şey ise o anda elektiriğin gidip cd nin makinenin içinde kalmasıydı. Hem "avseq" kelimesini bilmeyen bizden değildir.

      Çok düşük ihtimalle de olsa paramız olunca bazen yoldan geçen ağabeylerimize dergi ve gazete büfelerinden playboy gibi dergiler aldırırdık. Ama bu çok masraflıydı ve gün sonunda derginin kimde kalacağı ile ilgili tartışmalar çıkardı. He tabi en kaliteli fotoğraflarda bu dergilerde idi hani. Hatta bir gün orta okulda okula götürdüğüm dergi ile bir anım da var ama anlatmayayım şimdi ayıp olur. Bir de bunların yanında ek olarak Türk karikatür dergileri vardı. "Ulan insan karikatüre bakarak zevk alır mı?" demeyin o yoklukta nasıl güzel oluyor anlatamam. O zamanlar brazzers, xhamster falan yok tabi...

      Bir dönem show tv geceleri kırmızı noktalı filmler, tutti frutti yayınlardı. Sabahçı olduğum dönemler gece bunları izliyorum diye okula az geç kalmadım değil hani. Sonra bir de Cine 5 ve şifreli yayınları vardı ki sormayın. "Ahh Emnanuella, senin o girdiğin pozisyonları o karıncalı ekranda çözücem diye kör olmadığıma şükür ediyorum" Hatta bazı arkadaşların 0900 lü hatları arayarak eve uçuk meblağlarda telefon faturası getirdiklerine de şahit olmuşluğumuz vardır.

      O zamanlar kızlar açısından da pek parlak değildi durum. Çünkü 90'larda Türkiye biraz daha muhafazakardı. Kızlar şimdiki kadar rahat değillerdi. Bir kızla tanışıp onunla özel şeyler yaşamaksa biraz sıkıyordu hani.

      Sonra bir de anne babaya yakalanma korkusu vardı. O dergiler, cdler, kasetler, gazeteler nerelere saklanıyordu akıla sığmaz. O zamanlar yarı çıplak bir şekilde ilk gördüğüm kız beraber kömürlüğe indiğimiz kızdı. E tabi ki bir şey yapamadık. Daha o zamanlar nasıl yapılır onu bile bilmiyorduk. Erotizm demek bazen yolda geçen zengin kızlarını dikizlemek, bazen orta okulda kantin sıralarında önümüzdeki kıza yaslanmak, bazen misafirliğe gelen ahbapların kız çocukları ile başka bir odada oynaşmak bazen de komşuları fantezilerimize meze etmekti. Hayır sapık değildik, çocuktuk ve elimizdekilerle yetinmemiz gerekiyordu. Çünkü o zamanlar, o yaşlarda internetten ayarlayıp buluşabileceğimiz kız arkadaşlarımız yoktu. Bence biz daha masumduk...

0 yorum:

Yorum Gönder